|
|
Tapinaklar PİRAMİTLER SFENKS KARNAK VE LUKSOR İSKENDERİYE KRALLAR VADİSİ PALERMO TASI
Piramitler kat kat kurulurlardı. Devasa Taş bloklar,geniş kat be kat yükseldikçe,rampa yükseltilir, genişletilir ve uzatılırdı.Bir piramidin inşaatı binlerce işçiyle yirmi seneden uzun sürerdi.
Düz Yüzeyli Piramitler
Daha sonraki piramitlerin dış yüzeyleri çıkıntısız, düzdü. Bu, belki de, kralın Günes tanrısı Ra'ya Tırmanabiliceği güneş ışınlarını temsil etmesi icin bu şekilde yapılmıştı. Bu piramit Abusir'deki Kral Sabure'nin piramidi asıl alınarak yapılmıştı.Vadi ile cenaze tapınakları bir kapalı ara yolla birbirine bağlanırdı. Basamaklı Piramitler
İlk yapılan piramit kralın mimarı İmhotep tarafından kral Zoser için yapılan Zoser piramididir. Bu piramit 547.278 m'lik çok geniş bir duvarla çevriliydi. Duvarın içindeki alanda dış yüzeyleri ince işlemelerle süslü yapılar vardı.İçleri moloz doluydu.Üstteki resim..
Yapılan incelemelerde bugün teknolojik olarak çok ilerlemiş Japonya bile Keops piramidinin aynısını yapamamaktadir. Ziyaretçileri pek keops piramidine sokmadıklaıi bunun nedeninde piramidin koridorlarının çok dar ve dik olması olduğunuda duydum. Keops piramidinin yüksekliginin 1 milyarla çarpımı yaklasık olarak güneşle dünyamız arasındaki mesafeyi veriyormuş(149.504.000km) Piramidin üstünden geçen meridyen karaları ve denizleri tam 2 eşit parçaya bölüyormuş Taban cevresinin, yüksekliğinin 2 katına bölünmesinin pi=3.14 sayısını veriyormuş Piramidin içinde dünyanın ağırlıgı yaziyormuş Piramidin tam olarak dünyanın merkezinde bulunuyormuş Piramidin çalışkan işçileri olağanüstü bir çabayla günde 10 parça üst üste koyduklarını kabul edersek,piramitteki 2.5 milyon taçın 250.000 gün, yanı 664 yılda ancak oluşmuş oluyor. Oysa piramit 20-30 yılda tamamlanmıştır Piramitlerle ilgili diger bilgiler: Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir.Bu taşların temin edilebileceği en yakın mesafe yüzlerce km uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildikleri tam olarak bilinmemektedir. Piramit kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya yılda iki kez güneş girer.(doğduğu ve tahta çıktığı günler.) Mumyalarda rodyoaktif madde bulunduğundan;mumyaları ilk bulan 12 kişi kanserden ölmüştür. Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır. Kirletilmiş suyu, birkaç gün piramidin içine bırakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz. Piramidin içerisinde süt birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir. Bitkiler piramidin içinde daha hızlı gelişirler. Piramidin içine bırakılmış su beş hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir. Çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç koku yapmadan piramit içinde mumyalaşır. Kesik ,yanık ve sıyrık gibi yaralar büyükçe bir piramit içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir. Piramitlerin bazı odalarını içinde ne olduğu hala bilinmemektedir. Araştırmacıların çoğu ya içinde kayboldu ya da aynı yerde birkaç tur attılar fakat içlerini göremediler. Piramitlerin içleri yazın soğuk,kışın çok soğuk olur.
Gize Piramitleri
Tahmini olarak M.Ö 3000 yıllarında eski krallık döneminde yapıldığı zannedilen Gize piramitleri;Keops, Kefren, Mikerinos. İsimlerini aldıkları firavunlar tarafından yaptırılmıştır. Bu üç piramit dünyadaki en büyük piramitlerdir.Gize'de sadece bu piramitler bulunmaz. Sırf Mısır'da yüzlerce irili ufaklı piramitler mevcuttur ama bu Gize piramitlerini öbürlerinden ayıran farkların başında içlerinde yazı bulunmaması ve nasıl yapıldıklarının hala çözüme ulaşmamasıdır. Piramitler yalnızca Mısıra özgü de değildir.Güney Amerika kökenli Maya ve Azteklerde piramitler yapmışlardir. Piramitlerin gökyüzünü incelemek amaçlı yapıldığida zannedilmektedir. Luksor Tapinağı
Karnak Amon Tapınagı yakınında bulunan ve görkemli eski Mısır Mimarlığının Nil kıyısındaki en zarif örneklerinden biri olan tapınak ,Yeni Krallık döneminin 9.firavunu III.Amenhotep tarafindan,Eski Mısır Tanrilarının en büyüğü Amon-Ra adına M:Ö XIVçyy da inşa ettirilmistir.Daha sonraları Tutankamon, II.Ramses,B.Iskender,Roma ve Müslüman Araplar Tarafindan cesitli ekleme ve yapilarla günümüze kadar gelmiştir.1885'de başlatılan araştırma,kazı ve restarasyon calışmaları günümüze kadar devam etmektedir.
Tapinağa 24m yükseklikteki pilondan girilir.Pilon cephesinde 4 tane oturan,2si ayakta duran büyük boy6 adet Ramses heykeli bulunmaktaydi.Günümüzde tahtta oturur şeklindeki iki heykel,girisin saginda ve solunda yer alır.Pilon cephesi boydan boya II.Ramses'in zaferlerine ait tasvir ve yazilarla suslenmistir.Pilon'dan sonra II.Ramses olarak bilinen büyük avluya girilir.Burası Kapalı Lotus başlıklı sütünlar ve aralarında yeralan Osiris heykelleri ile cevrilidir.Avlu girisinin saginda,orta krallikdan kalma orjinal ve küçük Teb üçlüsü tapinaği ile sol yanda ve yukarıda yerel bir şeyh tarafından XIII.yy'da inşa ettirilen Abu al-Haggag Camii yer alır.Avludan sonra güney yönünde sapma yaparak koridor şeklinde uzanan açılmis papirüs başlıklı52m yüksekliğinde 14 devasa sütün çift sıra halinde 2.büyük avluya ulaşır.III.Amenhotep'e ait olan bu sütünların üzerine.Tel Amarna'daki Aten inancını terkederek Teb' e gelen ve Amon inancını kabul eden Tutankamon tarafından,bu dönüşümü kutlamak için süslemeler yaptirilmıştır.Buradan Hıpostil hole girilir.32 sütünlu olan bu ilginç bölümden sonra Khonos,Mut ve Adak şapeli,yuvarlak kemerli,freksli,nişli,iki yanında kalsik roma sütün başlıklı girişi olan Roma kutsal mekanı,doğum odası,III.Amenhotep ve Büyük Iskender'e ait dar ve karanlık kutsal mekanlar bulunur.Her yıl Ağustos ayı sonlarinda 15 gün süreyle kutlanan Opet Festivali nedeniyle Karnak Tapınağından törenlerle getirilen bir örneğini görebiliceğimiz Amon Ra Teknesi bu mekanda bi süre bekletilirdi.Karnak ve Luksor Tapınaklarini birbirine bağlayan yolun sfenksli olan önemli bir bölümü pilon duvarı karşısında bulunmaktadır. |Krallar Vadisi|
Krallar vadisi ya da diğer adıyla
“Biban-el Mülk” kral Mezarları.Nil’in batı kıyısında,Karnak ve Luksor’un
(“Yeni İmparatorluk”un dev direkli salonu ve tapınağının bulunduğu yer
karşısındadır”)Bir zamanlar ki Theben’in nekropolunun geniş,şimdi çöl
görümündeki alanın içindedir.Orada “Yeni İmparatorluk” döneminde
kibarların ölülleri için mahzenler,bunun yanı sıra krallarla Tanrı Amon’un
adına tapınaklar yapılmıştı..
Bu dev ülüler kentinin yönetimi
ve boyuna yeni yapılar eklenmesi için,özel bir memurun “Batının Prensi ve
Mezarlar Ücretli Askerlerin başı”nin buyruğu altında bir sürü adama gerek
vardı.Bekçi askerler kışlalarda otururlardı;sonunda küçük köyler biçimini
alan ev gruplarında da toprak ve yapu işçileri,taşçılar ve bezekçiler,her
türden zanaatçı,sonunda da ölümlü bedeni koruyan ve Ka için sonsuz bir
koruyucu kap hazirlayan tahnitçiler,mumyacılar barınırdı. Bu dönem en güçlülerin ”Güneşin
Oğullarının”,Birinci ve ikinci Ramses’in egemenlik sürdükleri “Yeni
İmparatorluk”dönemiydi.XVIII,fakat özellikleriyle XIX.sülale,aşağı yukari
1350’den 1200 İ.Ö’ye uzanan dönemdeydi.
Bilinen en büyük ölüler kentinin gelişmesinin başlayışı Kral I.Tutmosis’in kayda değer bir kararıyla oldu.Kendini görkemli bir türbeye değilde gizli bir kavuğa gömdüren ilk kraldı.Bunun nedenide Mumyasının kirletilceğini düşünüyor olmasıydı. |
|
|
Sfenks
Heykel 14.yy da Memluklar tarafindan top bataryalarinin talim hedefi olarak kullandildigi icin ustunde kalici zararlar olusmustur. Gunumuzde hala nasil restore edilecegi oldukca buyuk bir tartisma konusu.Sfenks yagmurlar,kum ve daha bir cok dogasal nedenlerden dolayi oldukca yipranmis durumda.Buyuk Gize sfenksinin M.O 2520`de Keops`un oglu Kefren`in mimarlari tarafindan onun adina yapilan bir mezar kompleksi amaciyla yontulmus.Dunyanin tanrisi olan firavun`un en guclu hayvanlardan biri olan aslan ile birlestirilmesi firavun`un gucunu simgeliyordu.Heykelin Gunes Kultu ile olan ilgiside kusku goturmez bir gercek cunku sfenks gunesin simgesi olan HoRuSla ozdeslestirilmis. 54m uzunlugunda 20m yuksekliginde, bati-dogu yonunde uzanan buyuk sfenks,Nil nehri`ne bakiyorve nehir yoluyla gelenleri karsiliyordu.
Bilmece ise : Hangi yaratik sabah 4,oglen 2 ,aksam 3 ayak ustunde yurur ve bacaklari ne kadar coksa o kadar zayiftir?Cevap ise insan dir.Cevabi bilen olursa Sfenks de kendini oldurucektir ve Oidipus bilmeceyi biliyor.Baska bir efsanneye gore ise Oidipus tarafindan olduruluyor. Mısır a gelince Sfenks Mısırca 'SEZP-ANHE' (Yasayan goruntu) demek. Ama Mısır ve Yunan sfenksleri arasinda bir baglanti kurulmuyor nedeni ise Mısır sfensk inin erkek( firavun erkek oldugu icin sfenks de onun bir goruntusu temsili)Yunan sfenks inin ise mitolojik bir hayvan ve disi olusu.Ancak her 2 side olu kultune baglidir. Restorasyonlar
M.S 2000 :Sag arka bacak onarildi ve kumlardan temizlendi. Yunan-Roma doneminde kumun gelisini onlemek amaciyla barikatlar kuruldu. 1798 `de Napolyon tarafindan temizlik calismalari yapildi. 1978`de Bir isci tarafindan dev heykelin altinda bir galeri kesfedildi.Bu su erozyonun ilk kaniti oldu. 1979`da kuzey kanadi restore edildi. 1981 `de bacaklardan taslar dustu ve onarim 1987`ye kadar dek surdu. 1989`da yeniden saglamlastirildi. 1990`da Getty Vakfinin calismalari baslatildi.Bu da Unesco ve Eski Mısır orgutu tarafindan yonetildi Karnak Tapinağı
Dunyada bugune kadar insa edilmis en buyuk ve en dikkate deger dini kompleks olan Amon Tapinagi,modern Luksor kenti yakinlarinda ki Karnak mevkiindedir.Tapinak.Amon rahiplerinin "Cennetin en buyugu,Dunyanin en eskisi"diyerek hergun ilahiler okuduklari,Tanri Amon inancinin merkezi (Nesut-Towi,anlami 2 kentin Tahti)olan Teb Kentinde tarihi bilinmeyen cok eski bir yapi ile baslamis,orta ve yeni krallik donemlerinde yapilan eklemelerle eski misir'in buyuk kompleksine donusmustur . 300 donum alana yayilmis olan kompleksin,guney yonundeki 8 hektarlik alanda,yuzey arastirmalari ve kazi calismalari surdurulmektedir.XI.Hanedan doneminde baslatilan,XVIII. ve XX. hanedanlar doneminde tamamlanan buyuk boyutlu yapilarin cekirdegi AMon Tapinagina iki yanindan koc basli Sfenkslerin bulundugu caddeden girilir.Uzerinde yazit ve desen bulunmayan 113m genisliginde ve 15m kalinligindaki buyuk 1.pilondan sonra yuksek duvar ve sutunlarla cevrilmis sagli sollu koc baslikli Sfenkslerin siralandigi buyuk salona gelinir.Sol yanda II.Seti tapinagi,Amon,MutKhons Tnarilari icin uc kucuk sapel ve sagda uc yani Osiris sutunlari ile cevrili avlusu bulunan III.Ramses Tapinagi yer alir.Ortada 25.Hanedanin HAbes kokenli Firavunlarindan Tharka'ya ait koskun 21.m Yuksekligindeki papirus baslikli 10 sutundan birisi ile Amon bas rahiplerinden XXI.hanedan Firavunu Smendes e air buyuk heykel bulunur.Avluya bitisik olan ve XVIII. hanedan firavunlarindan Horemhab'in insa ettirdigi 2.pilon duvarindan gecilerek buyuk Hipostil hole girilir.Buranin yapimini III.Amenhotep baslanmis,I.Seti devam ettirmis ve II.Ramses Tamamlatilmistir.6 donumluk alana yayilmis 15 ve 23m yukseklikte 134 sutunun olusturdugu buyuk Hipostil holden yukari baktigimizda,sutunlari birbirleri uzerine egilip sallanarak,gokyuzune ulasmaya calisan agaclara benzetirsiniz.
3.pilon III.Amenhotep,4.pilon I.Tutmosis tarafindan yaptirilmistir.4.pilon onunde I ve III.Tutmosis'e ait dikili taslardan 1.ayakta(yukseklik 28m. agirlik 143 ton)digerinin parcalariysa avluda yatmaktadir.Buradan itibaren Tanri Amon'a ait kutsal dar ve kucuk mekanlar,giristeki ana aks'in devaminda ardarda dizilirken,sag tarafta guney yonundeki aksta III.Tutmosis ve Hatcepsut'un yaptirdigi pilonlar ve anitsal heykeller ile kutsal gol ve nilometre yer alr.4.pilonun arkasindan III.Tutmosis in yaptirdigi 14 sutunlu kucuk hipostil hol ve Kralice Hatcepsut'a 2 dikili tastan birisi durmaktadir.(29.56m 200 ton agirliginda).5. pilon I.Tutmosis,6.pilon ise II.Tutmosis tarafindan yaptirilmis.Tapinagin sonunda bulunan en ilginc bolum,III.Tutmosis in yaptirdigi buyuk festival tapinagidir.Botanik ve hayvanat bahcesi olarak bilinen bu bolumde,firavunun suriye seferinden donerken getirdigi hayvan bitkilere ait cok guzel kabartmalar islenmistir.Tamami kesme tastan insa edilen Amon kompleksinde,2000 yil boyunca cesitli firavunlar tarafindan eklemeler yapilmistir.Beraberinde pek cok yazit ve tasvirlerin islenmesi bu kompleksi ayni zamanda dunyanin en buyuk ve en eski arsivlerinden biri haline getirmistir. Iskenderiye
2000 yili askin suredir,deniz ticaretinde sadece Mısır diil,Guney asya ve uzak dogu ile akdeniz ve bati dunyasinin odaklandigi bir liman kenti olan iskenderiye,M.O 332 de Buuyk iskender in buyrugu ile kurulmustu.Mimar Deinoktares'in izgara planli kent projesini hazirladiginda burasi yoksul bir balikci koyu idi.iskenderin olumunden sonra Ptolemaios Krallari,Kentin kurulusunu ve gelismesini surdurerek limani Heptastadion sosesi ile Pharos adasina bagladilar.Burada hellen kultur ve sanatinin mimari yapilari ve kurumlari olan Tiyatro,Agora ve Gymnasium'un yani sira unlu Serapeium ve Poseidon tapinaklari,İskenderiye Kutuphanesi,Felsefe okulu ve liman Tesisleriyle Hellenistik dunyanin en onemli Ticaret,edebiyat,Kultur ve sanat merkezi haline geldi.
M.O30'da Roma egemenligine gecen İskenderiye,Mısır eyaletinin merkezi oldu.İmparator Augustus'un Mısır i Kisisel mulku ilan etmesi ile İskenderiye,Mısır ve Afrika urunlerinin ihrac edildigi ve Depolandigi ayricalikli bir statuye baglandi.Bizans zamanindaki Hiristiyan Monofizit ve Kipti Patrikliginin merkezi olan kent 7.yy da Musluman Araplar tarafindan isgal edildi.Bu sirada tahrip edilen Kent sonralari Araplar'in onemli Ticaret limani ve deniz ussu haline donusturuldu.Ortacag boyunca latin Cumhuriyetlerinden Venedik,Cenova ve Pizali deniz tacirlerinin,Dogu akdenizde baharat ve Hint Ticaretini ustlendikleri en onemli liman oldu.1517'de Mısırla birlikte Osmanli egemenligine giren kent 1798'de Napoleon'un komutasindaki Fransiz Kuvvetleri tarafindan isgal edildi.Kent bu isgalden buyuk zarar gordu ve nufusu 7000'e dustu.1801'de ingiliz ve Turkler tarafindan geri alindi.Kavalali Mehmet Ali Pasa zamaninda buyuk imar faliyetleri baslatildi.Kenti Koruyan surlar yeniden insa edildi ve onarildi.1819'da Mahmudiye Kanali acildi.Tophane Tersane ve Res El-Din Sarayi insa edildi.XiX.yy'da Buyuk onem kazanan iskenderiye,Mısır'i elde etmek isteyen İngilizler tarafindan 11 Temmuz 1882'de topa tutuldu ve yagmalandi.Ardindan isgal edildi.Birinci Dunya Savasi sonunda Osmanli egemenliginden cikan kent;ingizlilerin deniz ussune donusturuldu. 1922'de Tam bagimsiz olan Mısır'in en buyuk 2.kenti olan İskenderiye'nin,liman tesislerinde,antrepolarinda yogun deniz ticareti yasanir.Kistak Kesiminde eski Dogu limaninin guneyinde ise modern yerlesim bulunur.Bircok cami,saray,anit,park ve bahceleriyle canli ve renkli bir kent olan İslenderiye,petrol,dokuma gida,otomativ sanayi,gelismis ticari yasami,Kahire,Port Said'e bagli yollari ile Kahire'den son en gelismis kenttir. Mısırin son Kralicesi Kleopatranin sarayida İskenderiyede bulunmaktadir.Daha Cok yeni olarak İskenderiye Korfezinde Yapilan su alti arastirmalari sonucunda bu sarayin kalintilari su yuzune cikarilmistir. Palermo Tasi
Firavun İsimleri ilk olarak Mısırlı rahip ve tarihçi Maneton (M.Ö. 3yy) tarafından belirlenmiştir.Ancak bunlarda yazıt ve anıtllarla çelişir. Ayrica Palermo Taşı, 7 Feet (1 Feet = 30,48 cm ) uzunluğunda 2 Feet yüksekliğindeki siyah taş yazıt; Mısır tarihinin erken dönemlerinden 5.hanedanın ortalarına kadar krallar, olaylar ve Mısır tarihi ile ilgili çeşitli bilgiler verir. Bu yazıt'in en büyük parçası Palermo'da ikinci parçası ise Kahire Mısır Müzesinde 3.kücük parçası ise (University College of London) Londra'da bulunmaktadir. |